26 Haziran 2010 Cumartesi

Kanal D'den Edebiyat Dersleri

Alanım olmamasına rağmen LYS-3'e de girdim bugün. Bu kadar rahat geçirdiğim bir sınav daha yok. Bildiğim bilmediğim tüm soruları yaptım. 56 edebiyat, 24 coğrafya, toplam 80 soru. 80'de 80 işaretli benim cevap kağıdımda.

Öyle bir yorumlamışım ki paragrafları, soruları ve şıkları; sınavın sonuna yaklaştıkça zihnimin daha da açıldığını hissettim. ( Umarım yarınki fen sınavında da sürer bu etki.)

10. sınıfta işlemiştik biz en son doğru düzgün edebiyat dersini. Sonraları; sizin ne işinize yarayacak edebiyat, dediler. Oturun fizik çözün, kimya çözün, biyoloji çözün, dediler. Biz de boş ders dedik, geyik yaptık. Kısaca ben bilmiyorum edebiyattan bir şey. Oturdum, 85 dakika boyunca soru kitapçığında cevapları aradım durdum:

Hangisinde yanlış bilgi vardır diye sormuşlar. Biri hariç hepsi çok düzgün şıkların. Şıkların bahsettiği şeyler hakkında hiçbir fikrim yoktu ama bir şık çok sırıttı: Metafizikle yakından ilgilenen bilmem kim, politika, bilim vs hakkında bilmem ne dergisinde çok sayıda makale yazmıştır, diye bir şık. Metafizikle bu kadar yakından ilgileniyorsa neden politika molitika yazsın ki; var bunda bir iş dedim ve o şıkkı işaretledim. Doğru cevap hakkında başka bir bilgim yok.

Bir kitap özeti vermişler kitabın adını sormuşlar bir diğer soruda. Aşk, aşk yüzünden toplumla yaşanılan çatışma anlatılıyormuş kitapta. Daha önce okumadığım bir romandı ama şıklarda ona uygun yalnızca bir isim vardı: Huzur.
Diğerleri o kadar alakasızdı ki eğer o romanın ismi başka bir şeyse ya o yazarda sorun vardır ya da soru yanlıştır.

Bir soruda Servet-i Fünun şairlerini, öykücülerini romancılarını sormuşlar. Servet-i Fünun ne bilmiyorum ki ben sanatçısını bileyim. Hemen yan sayfada bir paragraf ilişti gözüme. Servet-i Fünun'dan bahsediyor. İstanbul'un konak yaşamı falan anlatılıyormuş romanlarda. Şıklarda Halit Ziya'yı gördüm mü, işaretledim hemen. Bütün kış boyunca Kanal D bas bas bağırmadı mı?
"Halit Ziya Uşaklıgil'in ölümsüz eserinden... Aşk-ı Memnu.


Aha sana konak yaşamı, aha Aşk-ı Memnu, aha Halit Ziya... İşaretlediğim cevap doğru mu bilmem, ne çalıştıysam değil ne izlediysem onu yaptım ben.

Servet-i Fünun'u açıklayan paragrafın devamında bir yazardan daha bahsediyordu. İstanbul'un konak yaşamı yerine arka mahallelerini anlattığı için Servet-i Fünunculardan ayrıldığı yazıyordu. Hemen gözümün önünde bir Kanal D klasiği daha canlandı.
"Reşat Nuri Güntekin'in ölümsüz eserinden... Yaprak Dökümü."


Gayet sefil bir yaşam tarzı izliyoruz valla biz orda. Kimin eli kimin cebinde bir dizi. Herkes birbirinin işine çomak sokuyor falan...
O soruda da hemen Reşat Nuri'yi işaretledim. Doğru mudur, bilemem. Ne izlediysem onu yaptım ben.

Yalnız şunu eklemeden geçemeyeceğim: Eğer ÖSYM bu sınavda Bihter'in nasıl öldüğünü sorsaydı standardı aşırı derece saptırmış olacaktı Kanal D; ama yine de iyi hazırladı bizi bu sınava. Teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Sağ olasın Kanal D, var olasın Kanal D.


2 muhalefet:

Ohannes dedi ki...

izleyerek eğitim bu olsa gerek.kanal d her türlü sınava dizileriye hazırlar.

Cehennem Kedisi dedi ki...

diğer sınavlarda da yardımını bu kadar hissettirse ne iyi olur ama

Yorum Gönder